Metinler

Heybeliada Halk Kütüphanesini Koruma Derneği 2017 yılı çalışma raporundan bir bölüm…

(…) kesimleriyle ilişkiye geçme alanındaki zorluklarımız devam ediyor.

Öte yandan, Derneğimizin program ve bağımsız etkinlik sayıları geçen yıla göre önemli oranda arttı. Bu artışta yeni program alanlarına yönelik sponsorluk anlaşmalarının sağladığı parasal destek kadar, çeşitli programları yürütmeyi kabul eden gönüllülerimizin sayısındaki artış da yeni alanlara girmemizi olanaklı kıldı. Böylece 2016’da 8 olan program sayımız 11’e, bağımsız etkinlik sayımız ise 21’den 34’e çıktı. Heybeliada’dan ya da dışarıdan kuruluş ve gruplar tarafından örgütlenip dernek olarak destek verdiğimiz çalışma sayısı ise 4’ten 8’e yükseldi. Ayrıntılı bilgi ve görsel malzemeleri web sayfamızda yer alan tüm bu çalışmalara ilişkin genel bir özeti aşağıda Dernek üyelerimizin ve destekçilerimizin dikkatine sunuyoruz:

Heybeliada Şenlikleri Programı:

(a) Çocuk Şenliği: 2013’te başlayıp 2016’ya kadar ara verdiğimiz bu şenliğe bu yıl daha büyük bir enerjiyle yoğunlaşabildik ve geçen yıllarda tek gün olan Heybeliada Çocuk Şenliği’ni iki güne uzattık ve katılan çocuk sayısını 140’dan 195’e, gönüllü sanatçı ve atölye yöneticisi sayısı ise 18’den 24’e çıktı. Can Candan’ın yönetmenliği kabul etmesi ve İş Bankası’nın ek desteği ile hazırladığımız şenlik belgeselinin 8 farklı kanalda yayınlanması tanıtım açısından önemli bir adım oldu. (b) Kütüphane Şenliği: 2014’ten beri bu şenlikte ortaklık yaptığımız Kütüphaneciler Derneği’ne ek olarak Büyükada Halk Kütüphanesi de düzenleyiciler arasına katıldı. İki günde 56 kütüphaneci ve bilgi-belge yönetimi öğrencisi, 75 çocuk ve genç ile Heybeliada’dan 196, öteki adalardan 49 komşumuzun katıldığı 12 atölyeyi başarıyla gerçekleştirdik. Toplum Gönüllüleri Vakfı ile işbirliği içinde gerçekleştirdiğimiz “Canlı Kütüphane” tam bir başarı oldu ve toplam katılımcı sayısının üçte birini kendine çekti. Bu yıl Uluslararası Kütüphaneciler Derneği ile ilişkilerimizin 3 farklı ülkeden halk kütüphanecilerinin deneyimlerini bizimle paylaşmalarını sağlaması da hem vizyonumuzu genişletti, hem de uzun dönemli bir işbirliğinin de kapılarını açtı. (c) Mimoza Festivali: Geçen yıl başlattığımız ve deneyimsizliğin yanı sıra hava koşullarının kötülüğü yüzünden aksayan Heybeliada Mimoza Festivali’nin bu yılki programının adalılar arasında bulduğu destek bütün beklentilerimizin üzerinde oldu. Nisan ayında adaya gelen kültür turisti sayısını önemli oranda (yaklaşık 200) artırması, özellikle lokanta ve kafe sahiplerinin, pansiyoncuların ve faytoncular başta olmak üzere esnafın bu festivale bakışını olumlu yönde etkiledi, (d) Hıdırellez Şenliği: Arka Güverte’nin öncülüğünde 2012’den beri düzenlenen bu şenlikte, bu yıl geçen yıllardan daha kapsamlı ve etkili bir tanıtma standı ile yer aldık. Bunun  yanı sıra, Heybeliada Tarihi Araştırma ve Arşivleme ekibimizin Heybeliada’da şenliğin tarihsel kaynakları üzerine yaptığı araştırma ve sözlü tarih çalışmaları, balıkçıların ve tekne sahiplerinin şenliğin gün doğuşu bölümüne yaygın olarak katılımının sağlanmasına önemli katkıda bulundu.

Belgesel Film Gösterimleri Programı:

Belgesel Sinema Sanatçıları Birliği ile ortaklık yaparak düzenlediğimiz film gösterimlerinde 2017’de gösteri sayımızı 36’dan 44’e ve davetli yönetmen sayısını 8’den 13’e çıkarttık. Belgesel filmlerin seçiminde Boğaziçi Üniversitesi Film Merkezi’nin de sürece üçüncü ortak olarak dahil olmasıyla, gösterdiğimiz filmlerin seçim sürecini daha sistemli bir hale getirdik. Bu adımların ve duyuru sistemimizin iyileştirilmesinin sonucu olarak, film başına ortalama izleyici sayısı 23’ten 35’e yükseldi. Yansıtıcı ve perde kalitesinin iyileştirilmesi ile bu programımızın daha da beğenilir duruma geleceğini umuyoruz.

Bilgisayar Okur-Yazarlığı Programı:

Dört yıl önceki Kütüphane Şenliği sırasında yapılmasını planlayıp yeteri duyuru ve ilgi olmadığı için iptal etmek zorunda kaldığımız ve geçen yıl tek bir kurs açarak yeniden el attığımız Heybeliada’da Bilgisayar Okur Yazarlığını Artırma çabalarımızı bu yıl bağımsız etkinlik düzeyinden program düzeyine çıkarttık. Yıl boyunca açtığımız 4 başlangıç, 3 geliştirme ve 2 ileri kullanım atölyesi ile çocuklara ve gençlere yönelik özel atölyeler, talebin büyüklüğü sonucu doldu; bazı ek katılım isteklerini ancak gelecek sene karşılayabileceğiz. Microsoft’un geçen yıl verdiğimiz projeyi kabul ederek sağladığı yazılım, Samsung-Türkiye’nin donanım desteği, Kütüphanemizin günlük kullanıcılarına da ferahlık sağladı.

Oyun-Oyuncak-Yaratıcılık Programı:

Kütüphanemizin Oyun-Oyuncak-Yaratıcılık Odasını kullanarak ve Koç Üniversitesi Eğitim Bölümüyle işbirliği içinde yürüttüğümüz çalışmalar 2017’de, 2016’nın başlangıç bocalamalarından önemli oranda kurtuldu. Hem oyuncak bağışları (37’den 55’e), hem oyun katılımları (133 katılımcı çocuktan 201’e, 23 yardımcı veliden 26’ya) arttı. Hem de bu çalışmalarda gözettiğimiz yaratıcı yaklaşımlar daha rafine bir hale geldi. Ne var ki, daha çok çocuğa, daha uzun saatler boyunca hizmet verebilmek için kendileri veli olsun, ya da olmasın yardımcı gönüllü sayımızı artırmak zorundayız ve bu konuda, ne yazık ki önemli bir darboğazla karşı karşıya bulunuyoruz.

Her Dil – Yeni Bir İnsan Programı:

2016’da küçük çaplı deneme adımları atarak başladığımız yetişkinler için Türkçe, Kürtçe ve Yunanca ve yabancı dil programlarında bu yıl ikişer başlangıç ve bir orta düzey kursunu tamamladık. Bu programlara Türkçe’ye (12), Kürtçe’ye (34), Yunanca’ya (26) hayli yüksek sayıda ilk kayıt yapıldı; ne var ki katılım sayılarının kurs döneminin sonunda önemli oranda düştüğünü gördük. Buna karşılık İngilizce (22) ve Almanca (12) kurslarında katılımcılar daha büyük istikrar gösterdiler. Her bir dille ilgili olarak çeşitli kurumlarla, üniversitelerle ve yabancı kültür merkezleri ile işbirliği adımları atıp adalı gönüllülerimizin yükünü hafifletmeksizin süreklilik ve daha büyük çekicilik sağlayamayacağız gibi görülüyor. Ayrıca, dil eğitimi alanında da resmi kurumlarla diyaloğumuzu geliştirerek bu faaliyetlere katılanların sertifika alabilmesinin yollarını açmak durumundayız.

Depreme Hazırlık-İlkyardım-Sağlık Programı:

2014’te küçük bir ilkyardım eğitim toplantısı ile adım attığımız bu çalışma alanını geçen yıl nihayet bir program alanına dönüştürebildik. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, İl Sağlık Müdürlüğü, Türk Tabipler Birliği İstanbul Şubesi ve Mahalle Afet Gönüllüleri ile ortaklaşa yürütmek için Ocak ayında bir protokol imzaladığımız bu program kapsamında, 2017’de, ne yazık ki,  çok verimli bir çalışma yürütemedik. Yıl içinde adamızı beş bölgeye bölerek başladığımız “Sokakta Temel İlk Yardım” kurslarından 2’şer saatlik 2 başlangıç çalışmasına toplam 116 komşumuz katıldı. Üç konuda yaptığımız sağlık konferanslarına ise  (Alerjiler-Zehirlenmeler, Yanıklar ve Boğulma tehlikesinde İlk Yardım)  toplam 78 izleyicimiz oldu. Bürokratik engelleri ve konferansçı masraflarını karşılamaktaki zorluklarımızı aşabilirsek, 2018’de daha ileri hedeflere ulaşabileceğiz.

Müzikle Güzelleşen Yaşam Programı:

2013’te bir klasik Türk Müziği Programı ile başladığımız bu program, 2014 ve 2015’te bağımsız etkinliklerle sınırlı kalmış olsa da yavaş yavaş biçimleniyor. Burgazada’nın ardından Heybeliada’da bir Sanat ve Halk Müziği Korosunun kurulması, yıl boyunca Borusan’ın cömert katkıları ve İTÜ Konservatuarı ile geliştirdiğimiz işbirliği sonucunda, çeşitli müzik dallarında 15 konserin örgütlenmesi, “Komşularımızın Müziği” başlığı ile adamızın Türk, Kürt, Süryani, Rum, Ermeni mensuplarının kendi müziklerinden parçaları komşularına tanıttıkları 5 açıklamalı müzik dinletisinin yapılması Heybeliada’nın müzik yaşamına önemli bir canlılık getirdi. Bu canlılığın Deniz Lisesi Bandosu da dahil olmak üzere adadaki müzik gruplarının sürece katılımını artırarak devam etmesi için gönüllülerimiz girişimlerini sürdürecekler.

Heybeliada Tarihi Araştırmaları ve Arşivi Programı:

2012’de Arka Güverte’nin başlattığı, ancak hemen kesintiye uğrayan sözlü tarih çalışmalarının ardından beş yıldır köklü bir biçimde el atamadığımız Heybeliada Tarihi Araştırmaları ve Arşivi alanında nihayet bu yıl Garanti Bankası’nın desteği ile bu program için 6’şar ay süre ile çalışan iki yarı-zamanlı kolaylaştırıcının eşgüdümünde 28 gönüllünün katkısıyla önemli bir sıçrama sağlayabildik. Sözlü tarih çalışmalarına yeniden başlayarak 13 videoya kaydedilen mülakat gerçekleştirdik. Yurt içinde ve dışında çeşitli arşiv, kütüphane ve araştırma merkezleri ile geçen yıl başlatılan temaslar ve geçtiğimiz Haziran ayında başlatılan kampanya sonucunda, toplam 286 fotoğraf, 14 video, 26 adet 8 mmlik film ve 8 ses bandı ile 503 belgenin fotokopisi ya da dijital kopyası temin edildi. Bunların büyük bölümü – gönüllü arşivci ve kütüphanecilerimizin de katkısı ile – uluslararası standartlara uygun bir biçimde tasnif edildi. Adalar Müzesi ile işbirliği ile Heybeliada üzerine yazılmış ya da içinde Heybeliada anlatılarının yer aldığı 80’in üzerinde kitap saptandı ve bunlardan 45’inin asılları, geriye kalanların kopyaları kütüphaneye kazandırıldı.

Yazarlar ve Şairlerle Buluşma Programı:

2014 ve 2015’te küçüklü-büyüklü bir dizi edebiyat toplantısı ile başlatılan edebiyat programı, üç yıldır adamızda yapılması artık alışkanlık haline gelen “Dünya Öykü Günü İstanbul Buluşması” ve 8 başka toplantı ile birçok yazar ve şairle Heybeliadalıların tanışıp, buluşmasını sağladı. “Heybeliada’nın Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi Yazar ve Şairleri” araştırmasının Sabancı ve Atina üniversitelerinden edebiyat araştırmacıları tarafından hazırlanıp, geniş bir rapor haline getirilmesi bu yılın önemli bir adımı oldu. Bu raporun bir kitaba dönüşmesi için kaynak aranışı yoğun bir biçimde program gönüllüleri tarafından sürdürülüyor.

Bilimle ve Bilim İnsanlarıyla Buluşma Programı:

Geçen Dernek Genel Kurulunda yapılan öneriler üzerine geliştirdiğimiz ve doğal bilimleri merkezine alarak yürütülen bu program, adamızda bilim okur-yazarlığını artırmada adalı bilim insanlarının komşularıyla etkileşimlerini temel alma temelli çalışmaları içermekteydi. Program ilkokuldan liseye öğrencilerin matematik ve fen bilimleri korkularının yenilmesine yardımcı olabilecek atölyeler düzenlenmesinden (4 toplantı), popüler bilim konferanslarına (6 toplantı) uzanan geniş yelpazesi ile artık sistemleşmeye başladı. Bu programın önde gelen üniversitelerimiz ve yabancı ülkelerdeki popüler bilim çalışmaları ile daha geniş işbirliği içinde somut, ölçülebilir sonuçlar almasını bekliyoruz.

Heybeliada’da Sivil Toplumu ve Demokratik Katılımı Geliştirme Programı:

İlk derneğin daha 1860’larda kurulduğu ve dönem dönem yaygın bir sivil toplum faaliyetine ev sahipliği yapmış olan adamızda son onyıllarda kısa süreli ve kendi içinde dayanışma olmayan bir sivil örgütlenme, yurttaş katılımı var oldu. Bu önemli eksikliği dikkate alıp bu alanda özel bir öğrenin programı uygulanması Adalar Kent Konseyi içinde 2015 yılında tartışılıp gündeme alınmıştı. Bu hedef önemli bir gecikme ile de olsa, geçtiğimiz yıl yeniden çalışma kapsamımıza girdi. Sivil Toplum Kuruluşlarında Gönüllülük, Sivil Toplum Kuruluşları ve Kaynak Geliştirme, Sivil Toplum Etiği, Çatışmalardan Kaçınma (Barışçı İlişkiler) eğitimleri başta olmak üzere toplam 76 adalının katıldığı 8 öğrenme atölyesi örgütlendi. Var olan vakıf, klüp dernek, kooperatif ve girişim yönetim yapılarından görece az sayıda temsilci katılsa da, ada gençlerinin ilgisi program gönüllülerini mutlu etti.

Heybeliada Kütüphanesi’nin Koleksiyonlarını ve İletişim Ağını Genişletme Programı:

Bu programı Kütüphaneler Genel Müdürlüğü’nün sağladığı kitap, dergi ve diğer malzemeye ek olarak, kütüphane sistemine güncel kitap, dergi ve görsel-işitsel malzemenin girmesinin sağlanması ve iletişim ağının geliştirilmesi amacıyla başlatmıştık. Kimi alanlarda hayli büyük bürokratik zorluklarla karşılaşmış olsak da, çalışmalarımız ağır ağır hedeflerine doğru ilerliyor. Adadaki belli başlı kurumsal kütüphaneler (Deniz Lisesi Kütüphanesi, Ruhban Okulu Kütüphanesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi Kütüphanesi, Heybeliada Anadolu Lisesi Kütüphanesi, vd.) ve büyük çaplı kişisel kütüphanelerin benzer ya da etkileşimli bir ağda birleştirilmesi, ne yazık ki, ancak 2016’da gündemimize gelebildi. Başta ödünç verme sisteminin entegre edilmesi alanı olmak üzere, kütüphaneler arası işbirliği konusunda önemli bir dirençle karşı karşıyayız. Yine de gönüllülerin çalışmaları ve Dernek Yönetim Kurulu’nun Ankara merkezli girişimleri sonucunda 2017 yılı içinde 218 kitap, 37 DVD, 96 CD bağış yoluyla ya da Dernek bütçesinden karşılanarak Kütüphane kataloğuna dahil edildi; ilgili bürokratik süreç tamamlandı. Ayrıca 21 dergi ile bağlantı kurarak –bunlardan 12’sinde abone bedeli için özel bağışçılar bularak- bu dergilerin Kütüphanemizi abone listelerine koymalarını sağladık. Kütüphane salonlarının döşenmesine yardımcı olmak üzere 7 sanatçıdan bağış eserler aldık, 3 kurum büyük çaplı kopyalama işlemlerini bedelsiz yapmayı kabul ettiler. Yine de kütüphane dijital abonelikleri, çeşitli yurt içi ve yurt dışı kütüphane ağlarına bağlanması, e-kitaplar satın alınması, görme ya da işitme engelli okuyuculara yönelik kaynakların ihtiyaca yeterli  (…)


HEYBELİADA HALK KÜTÜPHANESİ’NİN ÇAĞDAŞ BİR KÜLTÜR MERKEZİ VE KÜTÜPHANE OLARAK YENİDEN HİZMETE AÇILMASI PROJESİ (Ekim 2014)

HEYBELİADA HALK KÜTÜPHANESİ  

Heybeliada Halk Kütüphanesi, Refah Şehitleri Caddesindeki tarihi Triandafilidis Köşkünde 1968-2008 yılları arasında faaliyet göstermişti. Yapım tarihi ve mimarı elde var olan bilgilerle saptanamayan Triandafilidis Köşkü, 19. yüzyıl sonları ya da 20. yüzyıl başlarında inşa edilmiş ve 1973’te Anıtlar Kurulu tarafından tescil edilmiş bir kültür varlığıdır. Kütüphane, 1923-1967 yılları arasında aynı binayı kullanan Heybeliada İlkokulu’nun Eylul 1967’de yeni binasına taşınmasının ardından kurulmuştu. Kütüphane bölümü yalnızca binanın zemin ve birinci katlarını kullanmaktaydı ve ikinci kat Milli Eğitim görevlilerine lojman hizmeti vermekteydi.

Heybeliada Halk Kütüphanesi, Heybeliada’ya olduğu gibi, Burgaz ve Kınalıada’ya da hizmet veren mütevazı bir kütüphane idi. Kütüphane, kısa dönemli, geçici atamalar dışında, hiçbir zaman uzman bir kütüphaneciye sahip olmadı. Bununla birlikte, 2001 yılında emekli oluncaya kadar 20 yıl boyunca kütüphaneyi yöneten Fevzi Günay, var gücüyle, kütüphane kullanıcılarına hizmet vermeye çalıştı. Bu emektarın görevden ayrılmasından sonra, 2001-2008 döneminde, Kütüphane, kısa süreli görevlendirmelerle gelip giden personele ve bazı gönüllülerin ayırabildikleri zamana bağlı olarak, uzun süreler boyunca kapalı kaldı. Açık olduğu dönemlerde de genellikle çalışma gün ve saatleri belirsiz oldu. Kütüphanenin Kültür Bakanlığı tarafından yollanan yayınları okumaya ve ödünç almaya gelen bir kullanıcı grubu olduysa da, verdiği hizmetin en önemli alanı ders çalışmaya gelen öğrencilere sıcak ve sessiz bir mekan sağlamaktı.

Adalar Kaymakamlığı’nın web sayfasında hala aktif görünmesine rağmen, Kütüphane, 2008’de son görevli de bir başka göreve gönderildikten sonra, 2013’e kadar, beş yıl boyunca, tam bir terk edilmişliğe uğradı. Heybeliada Sanatoryumu kapandıktan, Deniz Harp Okulu Tuzla’ya taşındıktan, Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi depreme dayanıklı yeni bir bina yapılıncaya kadar Büyükada’ya nakledildikten –hatta daha gerilere gidilirse Ruhban Okulu kapatıldıktan- sonra adanın içine girdiği küçülme sürecinde, Heybeliada Kütüphanesi’nin kapanması hayli az sayıda kişinin dikkatini çekti. Tarihi binayı bir dizi amaç için devralmak ve dönüştürmek isteyen kurum ve çevre sayısı ise hayli fazla oldu. Halk kütüphanelerinin yerel yönetimlere devri kararının bir uygulaması olarak 2008-2009’da,  Adalar Belediyesi’ne yapılan devir dokuz ay sonra iptal edildikten sonra kütüphanenin yeniden açılması umutları iyice karardı.

Kütüphane bahçesini her an bir yangını tetikleyebilecek otlar bürüdü, ağaçlar budanmadığı için bahçenin arka bölümleri vahşi ormana döndü, biriken moloz ve çöpler bahçenin bir bölümüne girişi olanaksızlaştırdı. Toplam sayısı 8-10.000 olarak tahmin edilen kitapların büyük bölümünün yerlere saçılmış oluşu gelip geçen Heybeliadalılara büyük hüzün verdi. Heybeliada nüfusunun azımsanmayacak bir bölümünü oluşturan Heybeliada Eski Türk İlkokulu mezunları (55 yaş üstü adalıların önemli bir kesimi) bu hüznü daha derinden duyan, okulu kendi yaşamlarını doğrudan etkilemiş bir anı mekanı olarak kavrayan grubu oluşturdu.    

KORUMA GİRİŞİMİ

Heybeliada Eski Türk İlkokulu’nu – Halk Kütüphanesi’ni Koruma Girişimi, İlkokul’a ve Kütüphane’ye 80 yıl ev sahiplik yapmış olan Triandafilidis Köşkü’nü adanın önemli bir kültürel mirası olarak gören ve bu binayı bir halk kütüphanesi olarak çağdaş ve etkin bir kültürel işleve kavuşturarak Heybeliada’nın kültürel yaşamına katkıda bulunmak isteyen kişilerden oluşan bir sivil girişimdir.

Girişim, misyonunu şöylece tanımlamaktadır:

“Koruma Girişimi, Kültür- Turizm Bakanlığı ve öteki devlet kuruluşlarıyla işbirliği içinde,

  • Bu köşkün ve ev sahipliği yaptığı İlkokul ve Kütüphane’nin tarihi hakkında araştırma yapmaya ve ilgili tarihi malzemeyi toplamaya,
  • Dünyada ve Türkiye’de halk kütüphaneciliğinin en iyi örnekleri ile Heybeliada’nın kültürel ihtiyaçlarını bütünleştiren bir perspektif çizilmesi için gerekli inceleme ve planlamanın yapılmasına katkıda bulunmaya,
  • Köşkün restorasyonunun amaca en uygun bir biçimde gerçekleşmesine, restorasyonla birlikte binanın gerekli tesisat ve donanıma kavuşturulmasına, ehil ve yeterli sayıda personel ataması yapılmasına yardımcı olmaya,
  • Devlet kaynaklarıyla sağlanamayacak donanım ve emek gücü ihtiyaçları için, olanaklar ölçüsünde, sponsorlar bulunmasına ve gerekli gönüllülerin yetiştirilmesine,
  • Halk Kütüphanesi’nin çoğulcu – demokratik – paylaşımcı bir toplumsal üretimi yaşama geçirmesine ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasına,

çaba göstermeyi amaçlar.”

Koruma Girişimi, adanın en önemli kültür varlıklarından birini tahripten kurtarmak ve bu binanın adanın kültürel ihtiyaçları için kullanılmasını sağlamak için Nisan 2013’te kuruldu.

Girişim, farklı katılım ve aktiflik dereceleriyle de olsa, Heybeliada’nın belli başlı tüm sivil toplum çevrelerinden (Heybeliada Su Sporları Klübü, Heybeliada Gönüllüler Derneği, Heybeliada Spor Klübü, Arka Güverte Girişimi, Heybeliada Taşıyıcılar Kooperatifi, Heybeliada Motorcular Kooperatifi, Heybeliada İlm-i Musiki Derneği, Kızılay Heybeliada Şubesi, Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi Mezunlar Grubu), doğrudan doğruya tek tek ilkokul mezunlarından, kütüphane kullanıcılarından ve Heybeliadalılardan destek gördü.

Girişim, ilk aşamada, dernek ya da vakıf gibi hükmi şahsiyeti olan bir örgütlenme biçimi yerine, çeşitli sivil örgütleri ve tek tek kişileri çevresinde toplayan bir yurttaş-mahalleli girişimi olarak var olmanın avantajlarının daha büyük olacağına karar vererek yoluna devam kararı aldı. Haziran 2013’ten başlayarak altı ayda bir yenilenen bir eşgüdüm grubunu (kolaylaştırıcı, yazman, iletişimci ve saymandan oluşan) belirleyerek ve aksatmadan, olağan olarak 15 günde bir toplanarak çalışmalarını yürüttü. Gönüllü bir tasarımcının emeğiyle hazırlanan Girişim web sayfası ( www.heybeliadakutuphanegirisimi.org ), facebook ve twitter bağlantıları sürekli iletişim ağını kısa süre içinde birkaç yüz kişiye çıkarttı.

Nisan 2014-Ekim 2014 dönemi için Koruma Girişimi Eşgüdüm Ekibi : Kolaylaştırıcı – Serenad Demirhan (gazeteci, editör), İletişimci: Sibel Tunçberk (televizyon programcısı), Prof. Sema Alptekin (endüstri mühendisi), Zeynep Sohtorik (grafiker)’ten oluşmaktadır.

Girişim’in aktif katılımcılar çevresi geniş bir kuşaklar, meslekler, sosyal konumlar ve adayla ilişkiler yelpazesinden oluşmaktadır. Girişim’in ana gücü de bu genişlikten, gönüllüler arasındaki güçlü dayanışmadan ve ortaya atılan hedefler için özverili, dinamik, yaratıcı bir çalışma anlayışından kaynaklanmaktadır.

KORUMA GİRİŞİMİ’NİN YAPTIĞI BAŞLICA ÇALIŞMALAR

Koruma Girişimi’nin ilk etkinliğini 16-23 Haziran 2013 haftasında Altı Yetkili Makama Yazılı Başvuru yapılması oluşturdu. 500 Heybeliadalı ve Heybeliada’daki tüm belli başlı STK’lar, Kültür ve Turizm Bakanına, Milli Eğitim Bakanına, İstanbul Valisine, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanına, Adalar Belediye Başkanına, Adalar İlçesi ile Görevli 5. Numaralı Koruma Kurulu Müdürü’ne orijinal imzaları ile başvurdular. Bu başvuruda, ilgililere, Triandafilidis Köşkü’nün Heybeliada için çok önemli bir anı mekanı olduğu, buranın tahribine seyirci kalınmaması ve binanın bir an önce restore edilip Heybeliada’nın kültürel ihtiyaçları için kullanılması talebi iletildi.

25 Haziran’da ilgililere gönderilen başvurunun hemen ardından, 6 Temmuz’da 100 gönüllü Kütüphane bahçesindeki otları kesmek, ağaçları budamak ve çöpleri temizlemek için Temizlik İmecesi’ne girişti. Adalar Belediyesi’nin araçları bahçeden 4 kamyon çöp boşalttılar. Gönüllülerin yaptığı müzikle bütünleşen bu imeceye Kültür-Turizm İl Müdürünün kütüphanelerle görevli yardımcısı da katıldı.

Ardından, sıra kurulması istenen çağdaş halk kütüphanesini örnekleyecek bazı çalışmaların gerçekleştirilmesine geldi. 16 Ağustos’ta, özellikle eski ilkokul mezunlarının büyük ilgi gösterdiği, okul bahçesini merdivenler ve bahçe duvarlarına kadar tıklım tıklım dolduran 350-400 izleyicinin katılımı ile Heybeliadalı profesyonel bir sanatçının verdiği Klasik Türk Müziği Konseri bu çalışmaların ilk adımını oluşturdu. Bu konsere katılan İl Halk Kütüphanesi Müdiresi yakında binanın restorasyonu için ihale açılacağı müjdesini verdi.

Yeni halk kütüphanesinin odaklanacağı alanlardan birinin çocukların eğlenerek öğrenmesi olduğu için, henüz restorasyon çalışmaları başlamadan önce, 130 Heybeliadalı çocuğun katılımıyla 13 Eylül’de Çocuk Şenliği düzenlendi. Matematik Oyunları Atölyesi’nden Hayalimdeki Ada Resim Atölyesi’ne, İki Dilde Masal çemberinden Tohum Atölyesi’ne, palyaçoya ve klasik çocuk oyunlarına kadar bir dizi etkinlik, çok uzun bir aradan sonra, okul bahçesini yeniden şenlendirdi.

Kasım ayında restorasyon ihalesinin yapılması ile gelecekteki kütüphanenin hizmet içeriği önem kazandı ve bu konuyu, doktora tezinden başlayarak 20 yıldır araştıran Hacettepe Üniversitesi Bilgi Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Bülent Yılmaz, 24 Kasımda, adalılara Çağdaş Öğrenme ve Kültür Merkezleri Olarak Halk Kütüphaneleri başlıklı son derece yararlı bir konferans verdi.

Aralık 2013 – Mayıs 2014 dönemi boyunca bir yandan bu konferans doğrultusunda nasıl bir kütüphane hizmeti amaçlandığı Girişim içinde tartışıldı, öte yandan Heybeliadalıların bu konudaki eğilimlerinin öğrenilmesi amacıyla sosyolojik bir araştırmaya girişildi. Maltepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Belma Akşit’in yönettiği niteliksel araştırmada doktora, yüksek lisans ve lisans düzeyinde 42 öğrenci görev alarak, Kütüphanenin Gelecekteki Kullanıcı Profilini Saptama Projesi kapsamında onlarca adalı ile odak grup çalışmaları ve derinlemesine görüşmeler yaptılar.

2014 yılının Ocak ve Şubat ayları boyunca Koruma Girişimi,  Valilik adına binanın sahibi durumunda bulunan İl Özel İdaresi’nin kütüphane binasının restorasyondan sonra, Adalar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün isteği üzerine, anaokuluna dönüştürülmesini planladığı yönünde bir bilgi gelmesi üzerine, iki ay boyunca Valiliğe yönelik bir Kişisel Dilekçe Kampanyası’na öncülük etmek zorunda kaldı. Var olan yeni ilkokul binası içinde 2014-2015 ders yılından itibaren anaokulu için zaten yeterli mekan bulunacağını göz ardı ettiği için, geçersiz bir ihtiyaç tesbitine dayanan ve Heybeliada’nın kültürel önceliklerini yok sayan bu planlamaya karşı, tek tek 320 Heybeliadalı, İstanbul Valiliğine, söz konusu yanlış işlemin durdurulması için başvurdu. İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreteri’nin Vali’nin Heybeliadalılardan gelen başvurular üzerine, binanın kütüphane olarak kullanılmaya devam etmesi direktifini verdiğini bildirmesiyle Girişim çevresindeki gönüllüler ve Heybeliadalılar görece rahat bir nefes aldılar.

Bu koşuşmadan hemen sonra, somut örneklerle gelecekteki Kütüphanenin nasıl bir kurum olacağı, ne tür hizmetler vereceğini tanıtmaya başlama yaklaşımının bir parçası olarak,  üç farklı etkinliğin daha hazırlıklarına girişildi.

21 Mayıs’ta Heybeliada İlkokulu’nda okulun 4. ve 5. sınıf öğrencilerinden 60’ının katılımı ile Ayşe Sarısayın’la Okuma ve Hikaye Yazım Atölyesi gerçekleştirildi. Birçok kütüphanede yapılan alışılmış okuma günlerinden farklı bir biçimde, yazarın öğrencilere dağıtılan iki kitabının önceden okunup, buna dayanarak yeni hikayeler yazılmasını içeren bu atölye, çok başarılı bir etkinlik oldu. Atölyenin kitapların konularıyla bütünleşen bir biçimde Heybeliada Hayvan Dostları Grubu ile işbirliği içinde örgütlenen bu çalışma, adada hayvan sevgisinin gelişmesine anlamlı bir katkı yaptı.

8 Haziran’da, Mahalle Afet Gönüllüleri (MAG) Heybeliada Ekibi ile işbirliği içinde, İnönü Parkı’nda, yetişkinler için Dr. Deniz Kızılay’ın verdiği İlk Yardım Başlangıç Eğitimi düzenlendi. Böylece, deprem tehlikesi ile yüz yüze ve sık sık kendi başının çaresine bakma konumunda kalan adalıların önemli bir ihtiyacının karşılanması alanında adalı Dr. Serdar Şirazi’nin koordine ettiği sağlık çalışmalarının ilk adımı atılmış oldu.

Halk kütüphanelerinin dünyadaki iyi örneklerini ve ülkemizdeki başarılı halk kütüphanelerini tanıtmak için yeniden Heybeliada’ya davet edilen Bülent Yılmaz’ın 10 Temmuz’da Halki Palas’ta verdiği Halk Kütüphaneciliğinde İyi Örnekler konferansı aralarında birçok kütüphanecinin bulunduğu bir grup tarafından ilgi ile izlendi.

Girişim en geniş çaplı etkinliğini 27 Eylül 2014’te Türk Kütüphaneciler Derneği ile birlikte bir Kütüphane Şenliği düzenleyerek gerçekleştirdi. www.kutuphanesenliktir.org adresinde ayrıntıları ile görülebilecek bu şenlikte resim, çamur, astronomiden, ses-beden-ritme, müzik enstrümanlarını tanımadan ve pantomimden, rüzgar gülü yapımına ve gemici bağlarına, kuş gözleminden ve masaldan, polisiye romana ve kitap ayracı tasarımına kadar birçok değişik alanda gönüllü kuruluşlardan proje yürütücülerinin desteğiyle düzenlenen 20 atölye, bir panel ve kitap takas pazarı Heybeliadalılarla buluştu. Mevsimin en hava koşulları açısından en elverişsiz bir gününe rastlamasına karşın, çeşitli üniversitelerin bilgi-belge yönetimi öğrencileri, kütüphaneciler ve Heybeliadalılar, bu şenlik vesilesiyle, iyi bir halk kütüphanesinin bir öğrenme merkezi olarak ne tür zenginlikleri katılımcılarına sağlayabileceğini somut olarak yaşama olanağını buldular.

Bütün bu etkinlikleri örgütleyen adalı gönüllüler, daha şimdiden önemli bir deneyim biriktirdiler ve hızla genişleyen bir ilişki – dayanışma – güven ağı kurdular.

HEYBELİADA’NIN KÜLTÜREL İHTİYAÇLARI VE HALK KÜTÜPHANESİ 

Heybeliada Halk Kütüphanesi’nin birçok adalı, özellikle yüksek eğitimli adalı için önemli beklentiler yaratması, bir anı mekanı olmasının ötesinde, doğrudan doğruya son onyıllarda adanın yaşadığı sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel değişimle yakından ilişkilidir. Heybeliada, ana çizgi olarak son yarım yüzyıldır iniştedir. Adayı tanımlayan nitelikteki birçok kurum (Ruhban Okulu, Deniz Harp Okulu, Sanatoryum, Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi, Rum Lisesi, Rum İlkokulu) ya kapanmış ya da başka yerlere nakledilmiştir. İstihdam, ulaşım, eğitim ve sağlık koşullarındaki kötüleşme ve İstanbul’un beklediği büyük depremin ana fay hattının Adaların hemen güneyinden geçtiğinin ortaya çıkması, adada sürekli oturanların oranını azaltmıştır.

Prof. Bahattin ve Belma Akşit’in “Göç Bağlantıları 2012 Projesi”nin ortaya koyduğu sonuçlara göre, son otuz yılda, çeşitli nedenlerle, ara dönemde Anadolu’dan önemli ölçüde göç almasına rağmen, ada nüfusu dörtte bire yakın bir oranında azalmıştır; sürekli yaşayan nüfusun ortalama eğitim, gelir ve kalifikasyon düzeyi düşmüş; toplumsal kimlik açısından ada eskisine oranla daha tekdüze hale gelmiştir. Adaya, bilimsel araştırmaların ışığıyla değil, yalnızca çıplak gözle bakıldığında bile, aynı doğrultuda sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Örneğin, ekonomik ve kültürel yaşam için gösterge sayılabilecek bazı kriterler olarak, adadaki banka sayısının dörtten bire, sinema sayısının üçten sıfıra indiğini, adanın tek kitapçısının yıllar önce kapandığını, adalı öğrenciler arasında Heybeliada Anadolu Lisesi’ne ve genel olarak üniversiteye giren öğrenci oranlarında büyük bir düşüş yaşandığını dikkate almak bazı ipuçları vermektedir.

Buna karşın, adada halen yüksek öğrenim ve üstü eğitimliler yine de İstanbul ortalamasının üç katına yakın bir orandadır (%28), hem sürekli oturanlar, hem de yazlıkçılar adadaki kültürel yaşamın canlanması yönünde büyüyen bir bekleyiş içindedirler.

Büyükada’dan farklı olarak işler bir müzeye, küçük de olsa, canlı bir kültür merkezine, alışılmış türden de olsa bir kütüphaneye, sivil toplum merkezine sahip olmayan Heybeliada, haklı bir gerginlik içinde, bir Orta Anadolu kasabasından farklı olmayan yerel kültürel olanakların değişmesini beklemektedir. Bu nedenle, Halk Kütüphanesi’ne ilişkin beklentilerin gerçekleşmesi zincirleme bir reaksiyona neden olarak genel bir iyimserlik ve katılım atmosferi yaratacaktır.  Ruhban Okulu’nun yeniden açılması, Eski Rum İlkokulu’nun bir müzik kayıt merkezi ve konser salonuna dönüştürülmesinin tamamlanması, Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi’nin yeniden adaya dönmesi ile, Heybeliada’ya, kültürel olarak, yeniden silkinme şansı yaratılmış olacaktır. Kütüphane, birçok bakımdan, bu sürecin kilit kurumudur.

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE HALK KÜTÜPHANELERİ VE TÜRKİYE

Son yüzyılda, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında, dünyada kütüphanecilik çok önemli sıçramalar gerçekleştirmiştir. Gelişmiş ülkeler yalnızca milli kütüphane, üniversite kütüphanesi gibi büyük ölçekli kurumlarda değil, kütüphaneciliğin geniş halk kitleleriyle en iç içe olan kesiminde, halk kütüphanelerinde de büyük bir sıçramayı gerçekleştirmişlerdir.  Gelişmiş ülkelerde son on yılların iletişim ve teknoloji devrimi kütüphaneciliğe de yansımış ve kütüphaneler, bu arada halk kütüphaneleri dinamik, çok kanallı öğrenme merkezlerine dönüşmüşlerdir. Birçok Avrupa ülkesinde halk kütüphanelerinin birkaç yüzyıllık köklü bir geleneğe sahip bulunmaları, kültüre-yaratıcılığa yapılacak yatırımın en verimli yatırım olduğunun genel kabul görmesi, kütüphanecilerin meslek içi standartları koruyup yükseltecek bir örgütlenme içinde oluşları, merkezi ve yerel yönetimin büyük desteği halk kütüphanelerindeki bu hızlı dönüşümün gerçekleşmesini sağlayan başlıca unsurlar olmuştur.

Dolayısıyla, Heybeliada’da Halk Kütüphanesi’nin kapılarını yeniden açması, zorunlu bir ihtiyaç olmakla birlikte, asla yeterli, istenen bir hizmet düzeyi anlamına gelmemektedir. 2014 yılı dünyasında böyle bir hedef, ya da bu anlama gelecek fiili adımlar kabul edilebilir değildir.

Türkiye’de halk kütüphaneleri, genel olarak, büyük değişim bekleyen çağdışı kalmış kurumlar durumundadır. Yapılan araştırmalara göre, verilen servislerin nitelikleri bir yana bırakılarak, Türkiye’de halk kütüphanesi başına servis verilen kişi sayısı AB ortalamasının 10 katı, halk kütüphanesinde çalışan meslekten kütüphaneci başına düşen kişi sayısı AB ortalamasının 35 katı, aktif kütüphane kullanıcıların nüfusa oranı AB ortalamasının 35’te biridir. Türkiye’de var olan halk kütüphanelerinin yalnızca beşte birinde uzman kütüphaneci kadrosu bulunduğunu, bu küçük azınlık içinde bulunan kütüphanelerin onda dokuzunda da yalnızca tek bir kütüphanecinin istihdam edildiğini hatırlamak sorunun büyüklüğünü ortaya koymaktadır.

Kültür – Turizm Bakanlığı, bu koşulların ve değişim ihtiyacının farkında olduğu için, Bakanlık web sayfasına, halk kütüphaneleri “okuma ve araştırma alışkanlığını geliştiren, düşünce ve bilgi ürünlerinin insanlar arasında paylaşılmasını sağlayan, çoğulcu demokrasi ve düşünce özgürlüğünün kaynağını oluşturan kuruluşlardır” tanımını bir hedef olarak koymuştur.

Aynı web sayfası “halk kütüphaneleri, sadece kitap okunan yerler olmayıp, güncel, çarpıcı, kamuoyunu ilgilendiren konularda konferanslar, seminerler, yuvarlak masa toplantıları, kurslar, imza günleri, konserler, şiir-edebiyat günleri, tiyatro çalışmaları, turnuvalar (satranç vs.), yarışmalar, el becerileri ve sanat sergileri, çocuklar için kitap okuma saatleri, çeşitli oyunlar, (…) vb. etkinliklerin de düzenlenleneceği kurumlardır” doğru saptamasını da yapmaktadır. Bakanlığın bu yaklaşımı, halk kütüphanelerini, kısaca birer “öğrenme merkezi” olarak gören uluslar arası tanım ve standartlara uygundur ve buraları, sonuçta bir kitap deposu ve yoksul öğrencilerin ders çalışma mekanı olarak tanımlayan eski yaklaşımdan bütünüyle farklıdır.

Dolayısıyla, Girişim’in Ağustos 2013’te kabul edilen Vizyon metninde de ifade edildiği gibi, Heybeliadalılar, sadece kütüphanelerinin kapısının yeniden açılmasını değil, öteki kütüphanelere de örnek olacak çağdaş bir halk kütüphanesinin kurulmasını istemektedirler.

Bu metin, böyle önemli bir pilot projenin yaşama yansımasının birçok önkoşulu olduğunu ifade etmektedir. Heybeliada’ya 80 yıl bir eğitim ve kültür kurumu olarak hizmet veren Triandafilidis Köşkü iki kat ve bir alçak tavanlı zemin-bodrum kattan ibaret olan, ancak yaklaşık 1,000 metrekarelik çok değerli bir bahçeye sahip bir binadır. Binanın birinci ve ikinci katlarında toplam 8 kullanışlı oda vardır. Zemin-bodrum kat ise ancak çocuk servisleri için ve kitap, malzeme deposu olarak kullanılabilir durumdadır. Bahçe ise iyi tasarlanırsa, çok önemli işlevler görebilecektir.

Bu bina büyüklüğü, tüm bina, her bir metrekaresi ustalıkla planlanıp kullanılarak, kış koşullarında birbirine açılan odalar, büyük ölçekli çalışmalar için değerlendirilerek, zorlukla gerçek bir halk kütüphanesine yetebilecektir. Dolayısıyla, bu mekanda kütüphaneci lojmanı düşünmek, diğer sakıncaları bir yana, birçok işlev için mekan yetersizliğini baştan kabul etmektir.

Aynı şekilde, Milli Eğitim Bakanlığının üst katta lojman uygulamasının devamının kesinlikle projeyi tahrip edeceği, doğrudan Sayın Bakana başvurulup, Bakanlığa anlatılmaya çalışılmıştır. Bu konuda olumlu bir gelişmenin olması beklenmektedir. Çağdaş halk kütüphanelerinin işlevlerini üstlendiği takdirde, Heybeliada Halk Kütüphanesi, adada düşük lise ve üniversiteye giriş başarı oranlarından, gençler arasında uyuşturucu kullanımına, kültürel yalıtılmışlıktan çok yetersiz sanatsal-entelektüel alışverişe, Van depremi sonrasında adaya göç eden ailelerin çocuklarının entegrasyonundan Heybeliada üzerine araştırmaların azlığına kadar, birçok sorunun hafifletilmesine yardımcı olacaktır.

Kısaca, Vizyon metnine göre, önümüzdeki ayların sürecin yalnızca titizlikle izlenen bir restorasyon dönemi olarak değil, aynı zamanda Türk Kütüphaneciler Derneği ve üniversitelerimizin Bilgi-Belge Yönetimi bölümleriyle yoğun bir işbirliği içinde, bu kurumun içerik ve işlevlerinin tartışılacağı, Heybeliadalı gönüllülerin, sonra destek hizmeti vermek üzere, dünyada halk kütüphaneciliği servisleri konusunda eğitileceği, Kültür – Turizm Bakanlığı yetkilileri ile uyumlu bir ortak arayış çalışmasının gerçekleştirileceği bir süre olarak değerlendirilmesi şarttır. Böylesi bir derinlik ve ortak heyecan başarılabilirse, Bakanlık da kendi koyduğu hedeflere ulaşmanın parlak bir örneğini yaratmış olacaktır.

BİR DEVLET – ÖZEL SEKTÖR – SİVİL TOPLUM ORTAK ÇALIŞMASI OLARAK HEYBELİADA HALK KÜTÜPHANESİ

Heybeliada Halk Kütüphanesi’nin bir pilot proje kimliğiyle ortaya çıkması, yalnızca Kültür – Turizm Bakanlığı’nın dar bütçe ve kadro olanakları ile başarılabilir bir hedef değildir. Son on yılda Bakanlık tarafından belediyelere devredilen halk kütüphanelerinin çok büyük bir bölümünün durumu da, tek bir kurumun olanaklarıyla sınırlı yapıların başarı şansının büyük olmadığını göstermektedir.

Bu nedenle, devletin olanaklarıyla özel sektörün ve sivil toplumun sponsorluk, koruyuculuk, destekleyicilik, gönüllülük olanaklarını birleştiren ve çalışmaları için aktif bir biçimde iç ve dış fonlardan kaynak arayan bir halk kütüphanesi yönetimine ve işleyişine ihtiyaç vardır. Dolayısıyla, hiyerarşik ve tek merkezli olmayan, temel kararların esnek bir ortaklık anlayışı içinde alınıp, üç ortağın avantajlarının öne çıkartıldığı uyumlu bir çalışma gerekmektedir. Bu Türkiye için, özellikle halk kütüphaneciliği alanında, yeni bir deneyimdir; ancak engeller birer birer aşıldığında, çok değerli olabilecek, tüm taraflar bakımından öğretici bir deneyimdir.

Böylesi bir işbirliğinde:

  • kütüphane binasına ve arsasına sahip olan devletin binanın elektrik, su, ısınma gibi temel giderlerini karşılaması ve bir uzman kütüphaneci ile bir yardımcı personelin maaşlarını ödemesi, binayı ve binada yapılan tüm çalışmalarda üretilen demirbaşların kayıtlarını tutup bunların güvenliğini sağlaması,
  • özel sektörün devlet bütçesinin kapsa(ya)madığı bazı temel teknik altyapı masrafları ile etkinlikler programını ayni / nakdi, genel ya da proje temelli bağışlarla finanse etmesi,
  • sivil toplumun yüksek kalifikasyon gerektiren birçok çalışmayı gönüllü emekle gerçekleştirip, sürekli olarak nitelikli etkinlik projeleri üreterek, Kütüphanenin yalnızca masraf merkezi değil, aynı zamanda gelir sağlama merkezi de olmasını sağlaması ve bütün bu mekanizmanın yarattığı gelir-gider açıklarını da küçük çaplı, ancak yaygın bağışlarla dengelemesi gerekecektir.

İş bölümlü ve uyumlu bir çalışmanın gerçekleştirilmesi ile, Heybeliadalılar kadar, böyle bir pilot projenin yaygınlaştırılması ile tüm kütüphaneciliğimiz ve kültür yaşamımız önemli bir olumlu deneyimi yaşamış olacaktır.

GELECEKTEKİ HEYBELİADA HALK KÜTÜPHANESİ’NİN BAŞLICA BÖLÜMLERİ

Kullanıcı profili ile ilgili halen devam eden sosyolojik araştırmaların verileriyle daha da netleştirilmek ve inceltilmek koşuluyla, bir öğrenme merkezi işlevi görebilmesi için gelecekteki Heybeliada Halk Kütüphanesi’nin aşağıdaki bölümlerden oluşması gerekecektir:

HEYBELİADA TARİHİ ARŞİV VE ARAŞTIRMA MERKEZİ: Heybeliada üzerine çıkmış yayınları, makaleleri, tezleri, sözlü tarih kayıtlarını, fotoğrafları, film ve videoları … (ya da bunlara ait Adalar Müzesi, Milli Kütüphane, Atatürk Kütüphanesi … malzemesinin kopyalarını) yan yana getiren, araştırmacılara açık bir oda olacaktır. Bu oda gönüllülerin eşliğinde çocuk ve genç Heybeliadalılara yönelik kurslar ve yetişkin Heybeliadalılara yönelik ada farkındalık gezileri için de kullanılacak, sözlü tarih çalışmaları için bir merkez işlevini de görecektir.

OYUN VE OYUNCAK ODASI: Kütüphanenin genel koşullarına uygun oyun ve oyuncakların gönüllüler eşliğinde oynandığı bir bölüm olacaktır. Öncelikle 4-8 yaş çocuklarına hizmet vermeyi amaçlayacaktır. Oyuncak bağışı kabul edecek, oyun deneyimini geliştirecektir.

GÖRSEL-İŞİTSEL MALZEMELER ODASI: DVD, Video, CD v.b. türden görsel-işitsel malzemenin izlenebileceği, dinlenebileceği, belli koşullarla ödünç alınabileceği bir bölüm olacaktır. Bu bölümde, elde var olup doğrudan hizmete sunulan görsel-işitsel malzeme dışında, adadaki kültür ve eğitim kurumlarına ait (Deniz Lisesi, Ruhban Okulu, Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi, Heybeliada Anadolu Lisesi; Adalar Müzesi, Büyükada Halk Kütüphanesi) kütüphaneler ile dileyen Heybeliadalı tek tek kişilerin ellerindeki görsel-işitsel malzemenin listesinin de kullanıcıya sunulması amaçlanacaktır.

DERS ÇALIŞMA ODASI: Adalı öğrencilerin gönüllüler eşliğinde okul saatleri dışında ders çalışabilmeleri, ödevlerini yapabilmeleri, grup çalışması yürütebilmeleri için kullanılacaktır. Odanın ses yalıtımı özel olarak gerçekleştirilecektir. Bu oda, öğrencilerin ders çalışma saatleri dışında kalan belirli saatlerde, Heybeliadalı STK’lar ve çalışma gruplarına uygun bir parasal katkı karşılığında, toplantı-seminer odası olarak da tahsis edilebilecektir.

KATALOG VE REFERANS KİTAPLARI ODASI:   Belli başlı referans kitaplarını, okuyucu tarafından sıkça talep edilen ya da kütüphaneye en son gelen kitap, dergi, bülten vb. başvuru kaynaklarını ve tüm bunlara ait sayısal katalogları kapsayacaktır. Kütüphane kataloglarının doğrudan hizmete sunulan kitap ve öteki yayınların yanı sıra, adadaki kültür ve eğitim kurumlarına (Deniz Lisesi, Ruhban Okulu, Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi, Heybeliada Anadolu Lisesi, Büyükada Halk Kütüphanesi’ne) ait kütüphaneler ve Adalar Müzesi ile dileyen tek tek kişilerin ellerindeki malzemelerin listelerini de kapsaması amaçlanacaktır.

OKUMA VE SESSİZLİK SALONU – ÇOK AMAÇLI MEKAN: Ödünç alınan kitap ve yayınların sessizlik içinde okunması amacıyla kullanılacak, geniş, çok amaçlı mekandır. Bu salon kütüphanenin açık olduğu saatler dışında konferans-seminer-sempozyum-kurs salonu, sergi-konser-belgesel film gösterim alanı olarak da kullanılacaktır.

İNTERNET ODASI: Yeteri sayıda internet bağlantılı bilgisayara sahip, her yaştan adalıların gönüllüler eşliğinde Halk Kütüphanesinin amaçlarına uygun araştırma ve görsel-işitsel malzemeyi incelemeleri için kullandıkları ve belirli zamanlarda çocuklara, gençlere ve yetişkinlere internetten daha etkin bir biçimde yararlanma kurslarının verileceği odadır.

GÖNÜLLÜLER VE ETKİNLİKLER EŞGÜDÜM BÖLÜMÜ: Kütüphane çevresinde yürütülecek gönüllülerin eşgüdümünü, eğitimini ve bu gönüllüler aracılığıyla örgütlenecek konser, sergi, film gösterimi, konferans, seminer, kurs, panel, koro çalışması v.b. etkinliklerin planlanıp, duyurulmasını ve gerçekleştirilmesini üstlenecek, proje önerilerini hazırlayacak, ayrıca toplanacak ayni ve nakdi bağışları planlayıp teşvik edecek birimdir.

KİTAP VE SÜRELİ YAYIN DEPOSU: Sık istenmeyen yayınların sistemli bir biçimde ve -olanaklı olursa ilk yıldan başlayarak – nem, ısı kontrolü ve malzeme güvenliği sağlanarak depolandığı alandır.

YÖNETİM YAPISI VE BÜTÇE VARSAYIMLARINA TEMEL ALINAN ETKİNLİKLER 

Heybeliada Halk Kütüphanesi’nin sıradan bir devlet kütüphanesinden farklı, devlet-özel sektör-sivil toplum işbirliğine dayanan bir yapıya kavuşması için, Batıda çok yaygın, ancak ülkemizde alışılmamış bir modeli yaratmak gerekecektir. Önerilen modelde, klasik kütüphanecilik işlevlerinden (kitaplar, süreli yayınlar, arşiv, görsel-işitsel malzeme, oyuncaklar vb) temel olarak Kültür Bakanlığı görevlisi kütüphaneci sorumlu olacaktır. Böylece, kataloglama, demirbaş kaydı, okuyucu hizmetleri, referans kaynakların seçimi, depolanacak malzemenin belirlenmesi, kullanıcıya ödünç verilen malzemenin takibi, kurumsal iletişimin klasik kütüphanecilik işlevleri ile ilgili bölümünün yürütümü, yangın, su baskını, nem-ısı gibi dış etmenlerden korunma ve genel olarak güvenlik işlerinin koordinasyonu uzman kütüphaneci tarafından sağlanacaktır.

Ek işlevler için gönüllülerin bulunması, bunların eğitimi, eşgüdümü, klasik kütüphanecilik hizmetleri dışında kalan alanlarda projelerle kaynak yaratılması, koruyucu ve bağışçılarla ilişki, kurumsal iletişimin bu gruptaki çalışma ve etkinliklerle ilgili bölümü, olağan mesai saatleri dışında kalan etkinliklerin sorumluluğu, kafenin ayrı bir görevli grup tarafından işletilmesinin ve gelir getirici öteki çalışmaların sorumluluğu ise -ücreti özel kaynaklardan sağlanacak- Etkinlikler ve Gönüllüler Koordinatörü tarafından gerçekleştirilecektir.

Bu iki görevlinin olabilen en büyük uyum ve dayanışma içinde çalışmaları kurumsal başarının temel şartıdır. Bu uyum ve dayanışmanın Kültür Bakanlığı’nın üst kademe görevlileri ile Koruma Girişimi temsilcilerinin altı aylık periyodik değerlendirme toplantılarında pekiştirilmesi, ortaya çıkabilecek belirsizliklerin giderilmesi sorunların aşılmasına yetecektir.

HEYBELİADA HALK KÜTÜPHANESİ’NİN BİR KÜLTÜR MERKEZİ OLARAK İŞLEV GÖRMESİNİ DESTEKLEME PROJESİ

DESTEKÇİ KURULUŞ VE KİŞİLERE SAĞLANACAK HAKLAR

Koruma Girişimi koruyucu ve destekçilerinin sayısını artırmak için sistemli ve sürekli özel çaba gösterecektir. Bu kapsamda, koruyucu ve destekçi grupları olarak:

ANA KORUYUCU: Doğrudan Heybeliada Halk Kütüphanesi’ne ya da Koruma Girişimine / Derneğine en az iki yıl boyunca en az 40,000 TL ayni ya da nakdi bağışta bulunan ya da bunu taahhüt eden kurum ve kişiler,

BÜYÜK KORUYUCU: Doğrudan Heybeliada Halk Kütüphanesi’ne ya da Koruma Girişimine / Derneğine en az 10,000 TL ve daha üzerinde ayni ya da nakdi bağışta bulunan ya da bunu taahhüt eden kurum ve kişiler,

KORUYUCU: Doğrudan Heybeliada Halk Kütüphanesi’ne ya da Koruma Girişimine / Derneğine en az 2,500 TL ve daha üzerinde ayni ya da nakdi bağışta bulunan ya da bunu taahhüt eden kurum ve kişiler,

BÜYÜK DESTEKÇİ: Doğrudan Heybeliada Halk Kütüphanesi’ne ya da Koruma Girişimine / Derneğine en az bir yıl süreyle ayda ortalama 100 TL ve daha üzerinde nakdi bağışta bulunan veya bir seferde en az 1000 TL’lık nakdi/ayni bağışta bulunan ya da bunu taahhüt eden kurum ve kişiler,

DESTEKÇİ: Doğrudan Heybeliada Halk Kütüphanesi’ne ya da Koruma Girişimine / Derneğine en az bir yıl süreyle ayda ortalama 15 TL nakdi bağışta bulunan veya bir seferde en az 250 TL’lık nakdi/ayni bağışta bulunan ya da bunu taahhüt eden kurum ve kişiler olarak tanımlanmıştır.

Ana Koruyucu’nun adı Kütüphane binası girişindeki özel panonun en üstünde, bahçedeki özel panoda, kurum ve dernek başlıklı kağıtlarında, web sayfasının özel bir bölümünde, kurumsal internet mesajlarında, tüm kitap, broşür, afiş ve davetiyelerinde, yıllık raporların ve periyodik haber bülteninin özel bölümünde, tüm basın ve etkinlik bültenlerinde;

Büyük Koruyucu’nun adı, Kütüphane binası girişindeki özel panoda, Ana Koruyucu’dan hemen sonra ilgili dönem boyunca web ana sayfasında, tüm kitap, broşür, afiş ve davetiyelerde, yıllık rapor ve periyodik haber bültenlerinde, tüm basın ve etkinlik bültenlerinde;

Koruyucu’ların adları, Kütüphane binası girişindeki panoda, web sayfasında,  o dönemde yayınlanan kitap, broşür, afiş ve davetiyeler ile yıllık rapor ve periyodik haber bültenlerinde;

Büyük Destekçi’lerin adları, web sayfasının bağışlar bölümünde, o döneme ait yıllık rapor ve periyodik haber bültenlerinde “Büyük Destekçiler” başlığı altında,

Destekçi’lerin adları,  web sayfasının bağışlar bölümünde, o döneme ait periyodik haber bülteninde “Destekçiler” başlığı altında, yayınlanacaktır.

Tüm etkinliklerde Ana Korucu / temsilci / misafirlerine on, Büyük Koruyucu / temsilci / misafirlerine üç, Koruyucu ve Büyük Destekçi / temsilci / misafirlerine – ilgili yıl(lar) boyunca – bir özel yer ayrılacak, tüm koruyucu ve destekçiler etkinliklerden özel davetiye ile haberdar edilecektir.

Oluşturulacak ve üç ayda bir çalışmaların gözden geçirileceği Danışma Kurulu’nda,  Ana Koruyucu ve Büyük Koruyucu’nun bir temsilci göndermesi özendirilecektir. Koruma Girişimi koruyucu ve destekçiliği özendirmek için bu kapsamı genişletecek ek çalışmalar yapacak ve koruyucu ve destekçilerine özgü özel programlar geliştirilecektir.

KURULUŞ AŞAMASININ ÖZEL AYNİ / NAKDİ DESTEK İHTİYAÇLARI

Heybeliada Halk Kütüphanesi’nin restorasyon bütçesi 890,000 liradır. 360 gün süreli, normal koşullarda, en geç 2015 yılı başlarında bitmesi gereken çalışmanın aksamayacağı ve İl Özel İdaresi’nin sağladığı bütçenin tüm restorasyon çalışmasını finanse edeceği varsayılsa bile, devletin binanın gerekli mobilya raf v.b. malzeme ile döşenmesi, bahçenin çağdaş bir halk kütüphanesinin ihtiyaçlarına uygun bir biçimde tasarlanıp düzenlenmesi ek ihale ve harcamaları gerekli kılacaktır. Bu tür ihalelerin yapılma yönteminin gerçekten iyi tasarım ve uygulamalara pek az olanak bıraktığı ve sürecin büyük gecikmelerle gerçekleştiği bilinmektedir.

Bunun dışında, özellikle oyun ve oyuncak odası, internet odası, arşiv, çok amaçlı salon gibi bölümlerin teknoloji yoğun ve 5-10 yıl sonranın ihtiyaçlarını öngörebilen, estetiğe önem veren tasarım ve uygulamaları gerektirdiği de açıktır.

Aynı kapsamda, kataloglama sistemi, sözlü tarih kayıt sistemi, film gösterim ve konferans-seminer-kurs sunum sistemleri, iletişim internet altyapısı ve kütüphane-iletişim internet yazılımları açısından da devlet olanaklarını tamamlayan bir katkıya ihtiyaç vardır.

Öte yandan, ağırlıkla kütüphane bahçesinde faaliyet gösterecek kafenin mutfak ve servis altyapısı da, eğer gerçekten bir gelir merkezi olacaksa, usta bir tasarımı ve bazı demirbaş harcamalarını gerektirmektedir.

Bu tasarım, harcama ve uygulamaların, en azından büyük bölümü ile, önde gelen malzeme ve teknoloji firmalarının sponsorluğu ve Türkiye’nin uluslararası çapta kendini kabul ettirmiş, usta bir tasarımcısı ve ona yardımcı olacak bir-iki uzmanın zevk uyumu ve bütünlüğü içinde gerçekleştirilmesi olanaklıdır.  Son 5-10 yılda çıkartılan mevzuatla, kültürel miras kapsamındaki operasyonlarda ve özellikle eğitim kültür kurumu yatırımlar için yapılacak bağış ve desteklerde yüzde yüze yakın vergi indirimi sağlanabilmektedir.

Ne var ki, maddi karşılığı yüzbinlerce lira tutabileceği kestirilebilen bu ince operasyonun, önemli gecikme ve uyumsuzluklara yol açmadan yapılabilmesi için, bir yandan Kültür – Turizm Bakanlığı, öte yandan Koruma Girişimi / Derneği ve olanaklıysa başlıca koruyucu ve destekçiler arasında, restorasyonun bitmesi beklenmeden, bir an önce, ortak bir vizyon geliştirilip, tasarım yönetmenliğinin emin ellere emanet edilmesi, hızlı bir ayni/nakdi sponsorluk çalışmasına girişilmesi zorunludur.

Bu geçiş sürecinde restorasyon çalışmalarını yürüten İstanbul İl Özel İdaresi yetkililerinin, özellikle Özel İdare’nin kontrolle görevli teknik ekibinin ve dolayısıyla ihaleyi gerçekleştirme konumundaki Vakur İnşaat Limited Şirketi patronunun ve mimarının desteğinin sağlanması sorunların çözümüne yardımcı olacaktır. 

KORUMA GİRİŞİMİ İÇİNDE YER ALAN GÖNÜLLÜLER VE DANIŞMANLAR

Girişim Eşgüdüm Görevlileri : Kolaylaştırıcı – Serenad Demirhan (gazeteci, editör) : [email protected] ; İletişimci – Sibel Tunçberk (televizyon programcısı) : [email protected], Yazman – Prof. Sema Alptekin (endüstri mühendisi) : [email protected] ; Sayman – Zeynep Sohtorik (grafiker): [email protected]

Etkinlikler Organizasyon Grubu : Hakkı Ertürk (Emekli Subay/Elektronik Mühendisi) : [email protected] , Hülya Ertürk (iş kadını) : [email protected] , Saygı Yağmurdereli (esnaf): [email protected] , Bülent Servili (emekli): [email protected] , Abdullah Onay (editör): [email protected] , Nilgün Sadıki (esnaf): [email protected] , Sevgin Kutluay (emekli) : [email protected]

Mimari Destek Grubu : Hale Soyer (mimar) : [email protected],  Bülent Tuna (mimar; Mimarlar Odası Eski Genel Başkanı) : [email protected] , Güldehen Özer (çevre mühendisi): [email protected] , Asu Sökmenoğlu Sohtorik (mimar): [email protected]

Tasarım Destek Grubu : Tolga Bektaş (anaokulu sahibi): [email protected] , Ahmet Tunçberk (elektrik mühendisi) : [email protected] , tunç üner (yönetici) : [email protected]

Çeviri Destek Grubu : Müfit Özdeş (çevirmen): [email protected] , Tülay Özdeş (çevirmen): [email protected]

Fon Geliştirme Grubu : Hüseyin Sarısayın (kimya mühendisi) : [email protected] , Gül Bükülmez (yönetici): [email protected] , Nimet Karan (emekli) : [email protected]  , Filiz Akman (emekli bankacı, esnaf) : [email protected] , Hülya Selimli (bankacı) : [email protected]

Heybeliada İlkokulu Mezunları Grubu : Adnan Mete (sigortacı): [email protected] , Turgut Kuli (emlakçı): [email protected]

Kütüphanecilik Danışmanları:  Prof. Bülent Yılmaz (Hacettepe Üniversitesi): [email protected] , Derya Odabaşı (kütüphaneci) : [email protected],  İffet Ok (emekli kütüphaneci) : [email protected]

Hukuk Danışmanı : Tunç Lokum (avukat) : [email protected]

Çocuk ve Engelli Eğitimi Danışmanları : Birgül Meriç Taştan (Waldorf Pedagojisi Derneği): [email protected] , İdil Özsöyler (Eğitim Gönüllüleri Vakfı): [email protected]

Sosyoloji Danışmanları: Prof. Bahattin Akşit (Maltepe Üniversitesi): [email protected] , Prof. Belma Akşit (Maltepe Üniversitesi): [email protected]

Matematik Eğitimi Danışmanları : Prof. Ayşe Erzan (İTÜ, Bilimler Akademisi): [email protected], Ali Yalman (matematikçi, işadamı) : [email protected]

Çocuk Edebiyatı Danışmanları : Ayşe Sarısayın (yazar) : [email protected]

Basın-Yayın ve Telif Hakları Danışmanları : Serhat Baysan (Yayıncılar Birliği) : [email protected]  , Gündüz Mutluay (turizmci, yayıncı): [email protected] , Özge Denizci (gazeteci) : [email protected]

İnternet Danışmanı : Kerem Bora (bilişim uzmanı) : [email protected]

Sağlık Eğitimi Danışmanları : Dr. Serdar Şirazi ([email protected] ), Dr. Deniz Kızılay

Sivil Toplum Örgütlenmesi Danışmanları : Orhan Silier (Tarih Vakfı Eski Başkanı): [email protected] ,  Nilüfer Mete (TÜSES Eski Genel Sekreteri): [email protected]


Bu bölümde, vizyona yardımcı bilimsel çalışmaların metinleri sistematik bir biçimde sunulacaktır.

  • Türkiye’de Kamu Yönetiminin Yeniden Yapılandırılması Süreci ve Halk Kütüphaneleri, Doç. Dr. Bülent Yılmaz

Metin için tıklayınız: bülent_yılmaz_turkkutuphaneciligi19_1_56-77

  • Avrupa Birliği Sürecinde Türk Halk Kütüphaneleri: Nicel Bir Değerlendirme, Doç. Dr. Bülent Yılmaz

Metin için tıklayınız: 1996-3971-1-PB

  • Avrupa Birliği (AB) Ülkeleri ve Türkiye’de Halk Kütüphaneleri: Niceliksel Bir Karşılaştırma, Doç. Dr. Bülent Yılmaz

Metin için tıklayınız: 1705-3409-1-PB

  • Kültür Bakanlığı’na Bağlı Olarak Çalışan Kütüphanecilerin Maaşlarının İyileştirilmesine Yönelik Rapor, Doç. Dr. Bülent Yılmaz

Metin için tıklayınız: 1757-3513-1-PB

  • Bilgi Toplumu Olma Aşamasında Ülkemizde Kitap ve Okuma Olgusu, Sedat Sever

Metin için tıklayınız: 6224

  • Yerel Yönetimler ve Halk Kütüphanesi Hizmeti: Türkiye için bir Değerlendirme, Doç. Dr. Bülent Yılmaz

Metin için tıklayınız: turkkutuphaneciligi11(2)113-133

  • Halk Kütüphaneleri Üzerine Güncel bir Karşılaştırma, Doç. Dr. Bülent Yılmaz

Metin için tıklayınız: turkkutuphaneciligi13(1)28-39

  • Halk Kütüphaneleri Üzerine Bibliyografya:

Liste için tıklayınız: Halk_kutuphaneleri_Literatür_Turkce