Basın Dosyası

Vatan Gazetesi köşe yazarı Müge İplikçi’nin 6 Aralık Pazar günü yayımlanan yazısı:

Heybeliada Halk Kütüphanesinde neler oluyor?

http://www.gazetevatan.com/muge-iplikci-891596-yazar-yazisi-heybeliada-halk-kutuphanesi-nde-neler-oluyor-/

Kültür Servisi internet sitesinde 3 Aralık 2015’te Aslı Uluşahin imzasıyla çıkan haber:

Örnek Kütüphanecilik Girişimine artık bir kütüphane gerek!

Kadıköy Life Dergisi’nin Eylül-Ekim 2015 sayısında çıkan Dernek röportajı.

Özge Ç. Denizci, Heybeliada Halk Kütüphanesini Koruma Derneği Kolaylaştırıcısı Serenad Demirhan ile söyleşti.

12 Nisan Yaşar Kemal anması, Cumhuriyet Gazetesi:

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kultur-sanat/252739/Yasar_Kemal_le_indi_bahar.html

Şubat 2015, Cumhuriyet Gazetesi:

Mayıs 2014, Adalı Dergisi: 

Heybeliada Kütüphanesine kavuşuyor, Turgut Kuli

Mayıs 2014, Denizler Kitabevi, Kitabın adı: Heybeliada’ya bir bilet 

Yazar: Tunç Lokum Sayfa: 73, 74, 75, 76


29 Eylül 2013 – Birgün Gazetesi: Heybeliada’da kütüphanesine nasıl kavuşacak? Özge Ç. Denizci.

“Heybeliadalılar, 44 yıl ilkokul ve 30 yıla yakın bir süre kütüphane olarak kullanılmış fakat 4 yıldır kapısı kilitli duran halk kütüphanelerini yine içinde halk kütüphanesi de bulunan ve her daim aktif kullanabilecekleri bir kültür merkezine dönüştürmek konusunda kararlılar.

Heybeliada’nın diğer adalardan çok önemli bir farkı vardır. O da her zaman bir biçimde ve pek çok anlamda dikkatleri üzerine çekebiliyor oluşudur. Özellikle de son yıllarda ülke genelinde esen değişim hatta doğru tabirle dönüşüm\ dönüştürme hevesinden nasibini almış ve halen de almaya devam etmektedir. Bu dönüşüme konu edilmek istenen yerlerden biri de Heybeliada’nın ana caddesi olan Refah Şehitleri Caddesi’nde bulunan Triandafilidis Köşkü olmuştur. Köşk, 1923- 1967 yılları arasında 44 yıl ilkokul ve 30 yıla yakın bir süre boyunca da halk kütüphanesi olarak kullanılmıştır. 2009???? yılından itibaren ise kapısına kilit vurulmuştur. Bu kilit ise bir biçimde kütüphane havasını soluyan adalı çocuklar için can yakıcı olmuştur. Bir biçimde kışın soba etrafında ısınıp ödevlerini yapan orada üç beş kitapla haşır neşir olan çocukların yıllardır kullandıkları böyle bir mekân bulunmamakta, abileri ve ablaları artık çocukları kahve köşelerinde ders çalıştırmaktadır. Kütüphanenin kapatılması Heybeliadalılara bir yara daha açmıştır. Kütüphanenin kâğıt üzerinde kapatılmasıysa, kadrosu Heybeliada’da bulunup bir başka kütüphanede görev yapan kişinin bambaşka bir yere tayiniyle olmuştur. Aslında binada görev yapmayan ama görevli olarak gösterilen kişinin kütüphaneden eşyalarını toplama sırasında Heybeliada’daki çeşitli STK yönetici ve üyeleri bina ve bina bahçesini yakından incelemiş, durumun içler acısı olduğunu fark etmişlerdir. Geçtiğimiz Mayıs ayında ise, küçük bir gönüllü grup kütüphanenin yeniden kazandırılması ve oranın bir kültür merkezine dönüştürülebileceği konusunda kafa yormaya ve faaliyetler örgütlemeye başladılar. Önlerine koydukları hedefler için de en başta, Heybeliada’da Heybeliada Eski Türk İlkokulu`nu- Halk Kütüphanesi’ni Koruma Girişimi adlı bir gönüllüler topluluğu kurdular.

Kütüphane için Yaz Boyu Faaliyet

Girişimin yaptığı etkinliklerin her biri farklı özellikli ve dikkat çekici faaliyetlerdi. 16-23 Haziran tarihleri arasında Arka Güverte, Heybeliada Gönüllüleri Derneği ve Heybeliada Su Sporları Kulübü’nün işbirliğinin yanı sıra gönüllü aktivistlerin katılımıyla imza kampanyası başladı. İmzacılar arasında, öğretim görevlileri (profesörler), sanatçılar ve milletvekilleri de bulunmaktaydı. 17 kuruluş ve 500 kişinin imzasının bulunduğu metin, Kültür ve Turizm Bakanı, Milli Eğitim Bakanı, İstanbul Valisi, İstanbul Belediye Başkanı, Adalar Belediye Başkanı ve 5 Numaralı Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne gönderildi.

Girişimin gerçekleştirdiği ikinci etkinlik, 6 Temmuz günü 100 kadar gönüllünün çalarak, söyleyerek, sohbet ederek ama en çok da canhıraş çalışarak yaptıkları bahçenin temizlenmesi işi oldu. Tamamı çalılarla kaplandığı için artık varlığı farkedilemez hale gelmiş olan kütüphane bahçesi büyük çabalarla temizlendi ve kütüphaneye 4 adet yangın tüpü yerleştirildi.

3. etkinlik tertemiz olmuş bahçede meşkti. 16 ağustos akşamı Heybeliadalı Klasik Türk Müziği icracısı Seher Dalbastı ve arkadaşları 400`e yakın adalıya kütüphane bahçesinde müzik dinleme keyfini yaşattılar. Böylesi bir deneyimi yaşayan adalılar bu etkinlikle birlikte kütüphane bahçesinin ve kütüphanenin kültürel paylaşım merkezi olarak ne kadar önemli olduğunu hatırlamış oldular. Bu etkinlikte Kültür Bakanlığı’ndan gelen temsilci tarafından restorasyon ihalesinin hemen yapılacağı ve Bakanlık’ın koruma girişimi ile ortak bir çalışma yapmaya hazır olduğu bilgisi paylaşılmış ve bu duyuru adalılarca memnuniyetle karşılanmıştır.

13 Eylül günüyse belki de en önemli etkinlik geçekleştirildi ve kütüphane bahçesinde çocuklara bir şenlik düzenlendi. Tamamen gönüllülerin desteği ve katılımıyla gerçekleştirilen şenlikte, kolektif bir ruhun yarattığı enerji salındı. Esnaftan gelen kurabiye, kek ve poğaçalar, adalı abla ve teyzelerin yaptığı meyve suları, plajlardan getirilen naylon ve minderler, enstrümanını kapıp gelen müzisyenler, palyaço, oyunları yöneten abla ve abiler. 130 kadar çocuğun katılımıyla gerçeklesen şenlikte, matematik oyunlarından, körebeye, tohum atmadan, resim yapmaya; masal dinlemekten, çocukların yaptığı resim sergisine kadar pek çok farklı etkinlik düzenlendi. Etkinlik öncesinde okullar dolaşılarak dağıtılan davetiyeleriyle gelen çocuklar programlanan vakitten çok daha önce kütüphane bahçesini doldurmuşlardı. Bu etkinliğe katılım ise böyle bir kültür sanat alanına ne kadar ihtiyaç olduğunun en önemli göstergelerinde oldu.

Bütün bu etkinliklerin en önemli getirisi 3 yıldır İstanbul İl Özel İdaresi`nin raflarında bekleyen dosya indirilmiş oldu yani restorasyon için 9 Eylül’de bir ihale gerçekleştirildi.

Adalıların tek istediği yıllardır kapalı duran kütüphanelerinin kapılarını açtırmak değil. Orayı en verimli halde kullanabilecekleri, içi boşaltılmamış anlamıyla bir kültür merkezi olarak, aktif bir biçimde kullanabildikleri, film izleme mekânı, ders çalışma yeri, belki iyi bir müzik arşivi ile müzik dinleme alanı, entelektüel birikimlerin paylaşıldığı ve duvarlarında bilginin yankılandığı canlı bir alana dönüştürme hedefleri vardır. Bu bağlamıyla kütüphane, her kesimden insanın kolaylıkla kullanabileceği bir yer olabilmelidir.

Triandafilidis Köşkü yani Heybeliada Halk Kütüphanesi binası kültürel anlamda bir mekân sahibi olunması dışında tarihi açıdan da önemli bir miras olarak geleceğe taşınmalıdır. Bozuk yapılaşmaya karşı olan bu duruşun da temennisiyle adalılar kamuya ait olan bu köşke yani kütüphanelerine, okullarına, daha doğrusu aktif kullanacakları kültür merkezlerine sahip çıkıyor ve kamusal alanları yeniden sahiplenmeye yönelik bir sivil toplum çalışması olarak da özgün bir model önermesi sunuyorlar. ”

…………………………………………………………………………………………………….

16 Ağustos 2013- Bianet.org: Heybeliada’da İlgi Çekici bir Sivil Toplum Çalışması, Orhan Silier.

http://bianet.org/biamag/toplum/149227-heybeliada-da-ilgi-cekici-bir-sivil-toplum-calismasi